Konyalıların ilk teşebbüsü ve ona muvazi olarak Ankara, Afyon ve İstanbulluların şevk içindeki alâkalarıyla bu yıl, 17 Aralık'ta ölümünün yıldönümü dolayısıyla Konya'da Mevlânâ'nın türbesinde büyük hanende ve saz sanatkarları tarafından "Devir mukabelesi" yapılacaktır. Haber aldığımıza göre Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti bu talebe memnunlukla ruhsat vermiş bulunuyor. İslâm dinine müsamaha ve hür düşünceyi getiren, Allah'a ibadeti mecburi [...]
Turşu
"Radyolarımızda musiki icra eden ses ve saz sanatkârlarının kalitesi bozuktur. Bunların içinde değeri olan ve olmayanları birbirinden ayırmak lâzım.", "Solistlerden birçoğu hatırlı, dilleri, ifadeleri bozuk, artikülasyon cihazları bozuk, hulasa bir çok hususlarda bozuk tarafları olan kimseler." misali tenkitler yapıldı. Bu arada bazılarının radyolarımızı ticari maksatlarla kullandıkları idarede disiplin diye bir şey kalmadığı yazıldı. Yeni devlet [...]
Basın Yayın Umum Müdürü ile neler konuştum
Kendisiyle ilk defa görüşüyordum. Ben radyo ve musiki muhitlerinde öyle sanıyorum ki sadece sevgi toplamış, idareciler nazarında ise ürkülen bir kimse olarak kalmışım. Yeni Basın Yayın Umum Müdürü'nü ilk anda cesur, samimi, dürüşt, hüsnüniyet dolu ve bana karşı samimi ve dost olarak bulunduğumu peşinen ve memnuniyetle itirafa etmeliyim. Benden önce davranıp bana bazı sualler tevcih [...]
Allah ıslah etsin
İstanbul Radyosu'nda kurulan ıslah heyetini kimler teşkil ediyor biliyor musunuz? Islahı icap eden radyonun müdürü Radyolarımızın bu hale gelmesi önleyememiş bulunan Radyo dairesi müdürü, Türk musikisini sevmeyen ve bilmeyen sanat tarihi hocam, muhterem Cevat Memduh Altar, Tasvir gazetesindeki arkadaşlığımız sırasından musiki ve Radyoculuğu hakkında ihtisası olup olmadığını öğrenemediğim, memleket sever arkadaşım Erzurum Milletvekili Bahadır Dülger. [...]
Bizimkiler’in tavrı
Şu sevimli İzmir Radyosu devlete geçeli bir hayli gelişme (maddi imkânları nispetinde) göstermedi değil. İlk intikal devrinde, Basın Yayın'dan gelen eski müdür zamanında geçirdiği acemilik ve ehliyet fıkdanından doğma tereddütleri şimdiki müdür tamamen gidermiştir. Radyomuzda az çok ses ve saz akkoruna karışmış bir fasıl heyeti varsa, Basın Yayın tarafından açılan imtihanlarda solistler, hakları olan derecelere [...]
Acaba
Şehrimize iki konser vermek üzere gelen Yavaşça'nın bize kandırdığı en büyük lütuf üstat Cevdet Çağla'nın "Acaba" isimli şarkısıdır. Güftesi kendime ait olduğu için bu satırları yazıyor olmadığıma okuyucularımın hüsnü şehadet edeceklerine inanıyorum. Zira bence bu eserde eğer tenkit edilecek tek bir cihet varsa o da güftesinin şiir olarak zayıf bulunuşudur. Son yıllarda yapılan bestelerimizin klasik [...]
Onlar
Onlar için, derinlerinde gömülü din ve milliyet şehitlerinin kemik ve kanlarına rağmen bugün "yabancı" dediğimiz topraklarda yaşayanlar için kültüre, hiç olmazsa sanat bakımından bir alâka yaratamaz mıyız? Şahsen milliyeti, dar manada anlamayan, istilacılık devrinin kapandığına inanan bir kimse olduğumu, fakat benim gibi düşünen her Türk'ün hususiyetle Rusya'da girişilen katl-i âma razı olmayacağının, orada Türklükleri zulüm [...]
Tasfiye
Radyolarımızdakini kastetmekte olduğumu sevgili okurlarım anlamış bulunuyorlar sanırım. Bu yazının altındaki imzayı, günlük gazetelerle haftalık dergilerde yıllarca ve evvelce de takip edebilenler, radyolarımızda bir zihniyet tasfiyesine lüzum olduğunu nasıl haykırmış bulunduğumuzu yakından hatırlayacaklardır elbette. Bu sebeple, kendisini hiçbir suretle tanımadığımı, fakat dinamizmine; müterakki görüşlerine kıymet verdiğim Devlet Vekili Sayın Mükerrem Sarol'un iş başına geçtiği günden [...]
Kızınız, fakat dinleyiniz
Basın Yayın'ın ileri kademedeki bazı müdürleri arasında son zamanlarda şahsımızla alakalı bir tayin teklifini sabote etmek gayretleri müşahede edildiğini oradaki ve buradaki dostlarımızdan duyuyoruz. Bize kızıyor sert ikazlarımıza karşı tahammülsüzlük gösterip ileri geri konuşuyorlarmış. Küçük hasetçilerin tarizlerine kulak astığımız yok ama büyüklerin hakkımızdaki korku ile karışık husumetlerine dahi kızmıyorum. Ben diyorum ki Radyolarımızdaki türlü türlü [...]
Piyasada okumak başka, piyasada kalmak başka
İstanbul'dan bize tatlı tatlı mizahi mektuplar yazan "Dalgacı" arkadaşımız, geçen sayılarımızda "Safiye Bacı sahnede" diye bir yazı yazmıştı. Dostumuz Safiye Ayla'nın Tepebaşı'nda okumasını onun piyasaya düşmesi şeklinde yorumluyordu. Bir gece, ben de bu bahçeye gittim. Baktım; meşhur bir piyasa okuyucumuz çıktı. Tebessümlerini durmadan saça saça mikrofona geldi. "Şey" dedi, "Sevgili dinleyenlerim"; bundan sonra teker teker [...]
